Başa

SIK SORULAN SORULAR

Ürünlerimiz ya da hizmetlerimiz ile ilgili bilmek istediğiniz, bizlere sıkça sorulan sorulardan derleğimiz sayfamızdasınız.

Lütfen aşağıdaki konulardan ilgilendiğinizi seçiniz.

Eğer bilgilerin içerisinde olmayan bir konuda bilgi edinmek isterseniz ya da bizimle irtibat kurmak isterseniz, iletişim formumuzu kullanabilirsiniz.

Su Kimyası

Su nedir? Doğada nasıl bulunur?

Su; hidrojen ve oksijen birleşiminden meydana gelen kararlı bir moleküldür. Su genelde doğada saf halde bulunmaz. Su moleküllerinin kuvvetli bir çözücü olması nedeniyle doğada saf olarak bulunması çok zordur. Örneğin en doğal su kaynağı olan yağmur suları bile yeryüzüne dönerken, atmosferden oksijen, azot, karbondioksit, hidrojen sülfür gibi gazları ve katı maddeleri bünyesine alır. Bununla birlikte yeryüzüne inen su, yeryüzünün katmanlarından geçerken mevcut mineralleri bünyesine alır. Bunlar genel olarak; Ca2+, Mg2+, Fe2+ ve silikat iyonlarıdır.

Yeryüzündeki ham su kaynaklarını yeraltı suları ve yüzey suları olarak iki grupta ele alırsak, yeryüzüne düşen yağmurlar ve eriyen karlar nehirlerde, göllerde ve çeşitli yataklarda toplanarak yüzey sularını oluştururlar. Yüzey sularında yukarıda bahsedilen iyon ve gazlardan başka gözle görülebilir kirliliklerde mevcuttur. Bu kirlilikler suyun bulanık bir hal almasına yol açar. Özellikle sondaj suları kullanımı için minimum 80 m derinliğe inilmesi gerekmektedir. Bu nedenle de yüzey sularının karakteri ve kalitesi bulunduğu bölgenin jeolojik yapısına göre de değişkenlik gösterir.

Sudaki kirlilikleri 3 grupta ele alırsak;

1- Çözünmüş gazlar:

O2, CO2 ve azot gibi gazlar yağmur suları tarafından havadan absorbe edilirler. Bu gazlar ön tedavi işlemi sırasında degazörler tarafından sudan ayrıştırılarak atılırlar. Böylelikle sistemde odası O2, veya CO2 korozyonları en aza indirilmiş olur. Verimli bir degazör 102-105°C arasında ve 0,1 bar - 0,3 bar basınçlar arasında çalışmalıdır. Bu sayede sistemdeki erimiş oksijen oranı 7-14 ppb derecesine kadar çekilebilir. Sistemde erimiş oksijen oranı azami 0,0015 ppm olmalıdır. Yakarıdaki değerlerde ve sürekli kontrol altında verimlilikle çalışan bir degazör ancak bu sayede sistemdeki korozyon tehlikesini en aza indirebilir. Bunun dışında da degazör işlevini tam olarak yerine getiremez.

2- Çözünmüş iyonlar: Yağmur sularının yeryüzünün katmanlarından geçerken bünyesine aldığı Ca2+, Mg2+, Fe2+, Fe3+, Cl- ve silikatlar gibi iyonlardır. Bu iyonlar su buhar fazına geçerken sudan ayrışarak sistemde depozit oluşumuna yol açarlar. Bu iyonlar ön tedavi ünitelerinde ayrıştırılırlar. Tasfiye cihazları yardımıyla reçinelerden geçirilen su, iyon değiştirme yönetimi ile bu iyonlardan ayrıştırılır.

3- Askıda katılar: Bunlar su içerisindeki askıda bulunan yağ, çamur, kum gibi parçacıklardır. Bu katılar suda bulanıklığa yol açar. Daha öncede bahsettiğimiz gibi bu durum özellikle yüzey suları için geçerlidir. Sudaki bu kirlilikler ön tedavi ünitesi dediğimiz kum filtreleri tarafından tutulur.

Suların niteliğini belirleyen özellikler nelerdir?

Suların niteliğini; çözünmüş maddeler, organik maddeler, tat ve koku verici maddeler, fenoller ve deterjanların miktarları belirler. Suların niteliğini belirlemede kullanılan tanımlar ve bunlara ilişkin bilgiler aşağıdaki maddelerle belirtilmiştir.

1- Renk, koku ve bulanıklık: Genel olarak içme ve kullanma sularının istenmeyen vasıflarıdır. Havalandırma, dinlendirme, çöktürme ve filtre etme işlemleri ile giderilir.

2- İletkenlik: Suyun içerdiği çözünmüş iyonların miktarını belirler. Su saflaştıkça iletkenlik azalır. Birimi µS/cm'dir.

3- Toplam çözünmüş katı madde: Suda çözünmüş tüm katı maddeleri belirler. Bu değerlerle iletkenlik arasında bir orantı vardır.

4- pH değeri: pH suyunun içerdiği H iyonlarının konsantrasyonunun eksi logaritmasıdır. Ham suyun pH değerini çözünmüş olarak bulunan karbonat ve karbondioksit belirler.

5- Alkalinite: Suyun içerdiği hidroksit, karbonat ve bikarbonat suyun alkalinitesini (bazlığını) oluşturur. Alkalinite P ve M alkaliniteleri ile belirlenir. P ve M değerinden çıkılarak suyun içerdiği hidroksit, karbonat ve bikarbonat iyonlarının miktarları (ppm CaCO3) olarak bulunur. Yumuşatılmış suda karbonat hiç istenmediğinden 2P=M veya 2P'nin M'den büyük olması istenir.

6- Sertlik: Suyun içerdiği çözünmüş kalsiyum ve magnezyum tuzları, suların sertliğini belirler. Suların sertliği, uygulamada yaygın olarak içerdiği sertlik veren maddelerin CaCO3 cinsinden miktarları ile belirlenir.

Sertlik ikiye ayrılır:

A. Geçici Sertlik; (alkali sertliği) suyun içerdiği kalsiyum ve magnezyum bikarbonat tuzlarının miktarını belirler. Su ısıtıldığı zaman geçici sertlik veren maddeler karbondioksit vererek ayrışır. Bu şekilde ısıtılarak giderilen sertliğe geçici sertlik denir.

B. Kalıcı Sertlik; magnezyum ve kalsiyum sülfat, klorür ve nitrat tuzlarından oluşan sertliğe ise kalıcı sertlik denir. Kalıcı sertlik veren maddeler ısı ile ayrışmaz. Bu tuzlar nötr olup, alkalinite oluşturmaz ve ısı aktarım yüzeylerinde sert birikinti oluştururlar. Geçici sertlik ile kalıcı sertliğin toplamına, toplam sertlik (TH) denir. Suların sertliği yumuşatma işlemleri ile giderildikten sonra besleme suyu olarak kullanılabilir.

7- Demir: Suya renkli ve tortulu bir görüntü verir. Buhar kazanlarında tortunun kaynağıdır.

8- Silis: Buhar kazanlarında ve soğutma kulelerinde silikat taşı oluşumuna neden olur. Kazan suyunda biriken silikat'ların buharla taşınmasıyla buhar tirbünlerinin kanatlarında birikinti oluşturarak hasarlar oluşturur.

9- Askıdaki katılar: Suda çözünmeyen maddeler olarak ifade edilir. Kullanım noktalarında depozit oluşumuna neden olurlar.

Ön tedavi ünitelerinin kullanılmasındaki faydalar nelerdir?

Kum filtreleri, tasfiye cihazları ve degazörler ön tedavi üniteleri olup, suyun niteliğini belirleyen iyonları, çözülmüş gazları ve katıları sudan ayrıştırarak en yüksek ideallikte besleme suyu elde edilmesini sağlarlar. Fakat bu üniteler hiçbir zaman suyun saf hale gelmesini sağlayamazlar. Degazör bulunmayan bir sistem için O2, CO2 ve azot gibi gazların varlığı her zaman bir korozyon tehlikesi yaratır. Buradan da görülüyor ki ideal şartlarda (102-105°C ve 0,1-0,3 bar) verimlilikle çalışan bir degazör sistem için O2 ve CO2 krozyonunu en alt düzeye indirebilir.

Kum filtreleri ön tedavi ünitesinin ilk basamağı olup suda çözünmüş katıları (partikülleri) tutarak suda göz ile görülebilecek nitelikteki kirlilikleri en aza indirir. Kum filtrelerinin verimli çalışabilmesi periyodik ters yıkama işlemlerinin düzenli olarak yapılmasına bağlıdır.

Kazanlarda ve kondens hatlarındaki ikinci büyük tehlike ise depozit oluşumu yani kireçlenmedir. Suda çözünmüş halde bulunan Ca2+, Mg2+, Fe2+, Fe3+, Cl- ve silikat gibi iyonlar depozit oluşumunda en büyük etkendir. Bu iyonlarla yüklü sulara biz sert su adı veriyoruz. Sertlik, suyun içerdiği Demir, Magnezyum, Kalsiyum vb. iki değerlikli metal iyonlarından kaynaklanır. Suların sertliği CaCO3 sertliği cinsinden ölçülmektedir. Buna bağlı olarak sular sertliğine göre şöyle sınıflandırılırlar.

Yumuşak Sular: 0 - 75 mg/L CaCO3 = 0-7,5°Fr
Orta Sertlikte Sular: 75 - 100 mg/L CaCO3 = 7,5-10°Fr
Sert Sular: 100 - 300 mg/L CaCO3 = 10-30°Fr
Çok Sert Sular: >300 mg/L CaCO3 = 30°Fr

Havuz Suyu Kimyası

Yüzme havuzu suyunun gereklilikleri nelerdir?

Havuzda temel amacımız, havuz suyu niteliğini, sağlık, güvenilirlik ve estetik açıdan doğru ve sürekliliğini sağlayarak, insan sağlığı açısından problemsiz hale getirmektir. Bu amaca, ancak doğru kapasite ve nitelikte cihaz seçimi, işletme ve kontrol olarak adlandırılan işlemlerin gereklerini yerine getirilerek ulaşılır.

Yüzme havuzu doldurma suyu gereklilikleri:

Doldurma suyu TSE 11899'a göre içme suyu özellikleri ile yaygın ve genel hijyen şartlarını sağlamak zorundadır. Bu havuza verilecek olan suyun TSE 266'ya uygun olması gerektiği anlamına gelir. Aksi takdirde havuza verilmeden önce su hazırlık cihazları ile bu duruma getirilirler ve böylece su hazırlama işlemini zorlaştıran maddeler ön bir işlemle sistemden uzaklaştırılırlar. Burada doldurma amacı ile kullanılan suyun hazırlanması aşağıdaki değerler aşılmışsa söz konusu olur. Deniz suyu, mineral sular doğal olarak bünyelerinde bir miktar tuz bulundururlar. Bunlar yüzme havuzları için mahzurlu değildir.

Havuzun sert su ile doldurulması tavsiye edilmez. Ekstra sert sularda asit kapasitesi açıkça 20°dH’ tan daha yüksek olmaktadır. İyon değiştirme yöntemi ile kalsiyum iyonları sodyum iyonlarıyla yer değiştirir; sodyum kalsiyuma göre alkali reaksiyon yapar. Bu yüzden pH değeri sıklıkla 8,5’i aşar. Dolayısıyla çok miktarda pH düşürücü maddeye ihtiyaç vardır.

Demir 0.1 mg/L
Mangan 0.05 mg/L
Amonyum 2 mg/L
Polifosfat 0.005 mg/L

Yüzme havuzu suyunun hazırlanmasının temelleri nelerdir?

Modern havuz suyunun hazırlanmasının çeşitli yöntemleri TSE 11899’da belirtilmiştir. İçinde suyu olan bir havuzunuzun olduğunu düşünün. Yüzenler bu suyun içinde mikroorganizmaları ve diğer kirlilik maddeleri taşırlar. Bu arada çevre kirliliği de ilave etki yapar. Bu dış ortamdan gelen kirliliklerin ve onların oluşturduğu etkilerin yok edilmesi gerekir.

Havuz suyunun hijyenik ve estetik özellikleri açısından yüzülmeye hazır olması gerekir. Ancak bu durumda hastalık yapıcı virüslerden ve sağlığa zararlı unsurlardan korunabilir. Yüzme havuzu suyu hazırlığı ve tüm yan tedbirlerin alınması için olan gereklere, kirlilik – temizlik arasındaki dengenin hesap edilmesiyle, TSE 11899’daki hesap kurallarına uyularak ulaşılır. Bu kurallar; havuz suyu güvenliği için her bir işlemin ayrıca önemini izah etmektedir. Bu gerekleri yerine getirmemek insan sağlığı için ciddi risk oluşturur.

Yüzülebilecek havuz suyunun özellikleri aşağıdaki gibi olmalıdır:

Havuzumuzu uygun olan su ile doldurmak, en iyi şekilde filtre etmek yapılacak olan işlemlerin en önemlisidir. Metal iyonlarından arıtılmış uygun pH aralığında (7,0–7,2) bulunan suyumuzu en az miktarda kimyasallarla şartlandırmak mümkündür.

Klor miktarı uygun pH aralıklarında tutulduğunda, yüksek oranda faydalar sağlandığı gibi, havuzumuz berrak olur ve hijyen özelliklerini de en üst düzeye taşır. Yosunlaşma önlenmiş olur. Stabilizatör konsantrasyonu 30-60 ppm aralığında olduğu takdirde toz klor yerine stabilizatörsüz toz (kalsiyum hipoklorit) ve sıvı klor kullanmak en uygun işlemdir.

En önemli parametrelerden biri de bağlı klordur. Toplam klordan serbest kloru çıkardığımızda görünen miktar serbest klorun yarısı ya da fazlası ise muhakkak şoklama yapılmalıdır.

Havuz suyunda aşağıda sayılan parametreler uygun oranlarda tutulduğunda en az kimyasalla en iyi sonuç alınmış olur.

PH : 7,0-7,6
Toplam alkalite (TA): 80-120 ppm
Kalsiyum sertliği: 200-400 ppm
Toplam çözünmüş madde (TDS): 1500 ppm (azami)
Stabilizatör: 30-60 ppm
Serbest klor FCl: 3 ppm (azami)

Yüzme havuzu suyu kirliliğinde alınacak tedbirler nelerdir?

Havuza girenler üzerlerindeki organik ve inorganik kirlilikleri havuz suyuna bırakırlar. Bunlar özellikle saç, kepek, tekstil parçaları, cilt pudraları, sabun parçaları, kozmetik, sümük, tükürük, idrar, dışkı, mikroorganizmalar, virüsler ve yosun sporlarıdır. Açık havuzlara ilave olarak suyun kirlilik yükü, güneş kremleri, kum, toprak, ot, yaprak gibi çevresel faktörlerle de artar. Vücudun önceden yıkanmasıyla havuzdaki kirlilik azaltılabilirse de uzun süre de yeterli derecede ortadan kaldırmaz. Havuz suyuna taşınmış olan yosun ve bakterilerin çoğunun zararsız oldukları düşünülse dahi hastalık yapıcıları daima göz önüne almak gereklidir. Yetersiz su hazırlık tesislerinde mikroorganizmalar, uygun su sıcaklıklarında hızlı bir şekilde çoğalarak suyu sağlıksız yaparlar. Sıcak masaj havuzlarında ise yüzme havuzundan çok daha az su miktarı yüzücülere hizmet verir. Masaj havuzlarının suları bu yüzden çok daha hızlı kirlenir. Dolayısıyla yüksek kirlilik riski, yüksek giriş frekansı ve işletme arızaları gibi faktörler, kısa sürede hijyenik şartların sağlanması düşüncesini ortaya çıkartır.

Tüm bu kirlenmeleri önleyebilmek amacıyla havuzun fiziksel ve kimyasal temizliğinin beraberce yapılması çok önemlidir. Havuzun fiziksel temizliğinin yapılması amacıyla sirkülasyon/filtrasyon sistemleri kurulur. Kimyasal temizliğin sağlanması amacıyla da uygun havuz kimyasallarının düzenli kullanımı gerekir.

Havuz işletmeciliğinin en önemli amacı, yüzücü için güvenli ve sağlıklı bir havuz sağlamaktır. Bir yüzme havuzunun güvenli ve sağlıklı olduğundan emin olabilmek için yüzme havuzu düzenli olarak incelenmeli ve değerlendirilmelidir. Havuz güvenliği için iyi bir su kalitesi sağlamak çok önemlidir. Su analizi, suyu dengelemenin yanı sıra üç hayati amaca hizmet eder. Bunlar yüzücünün korunması, havuzun korunması ve gereğinden fazla kimyasal kullanımının önlenmesidir.

1. Yüzücünün korunması:

Yüzücüyü zararlı bakterilere karşı korumak için yapılan en önemli su testi, dezenfektan kimyasal madde miktarının yeterli düzeyde olup olmadığını anlamak için yapılandır. Yetersiz seviyede dezenfektan, daha sonra ciddi sağlık sorunlarına yol açabilecek tahrişlere sebep olabilir. Havuz suyunda en yaygın olarak kullanılan kimyasal dezenfektan klordur. Klor suda bakteri ve yosun oluşumunu önlemek için kullanılır. Ayrıca havuzun güvenli olarak kullanılabilmesi için pH ve alkalinite testleri de önemlidir. Suyun bulanık olması göz ve yüzün tahriş olması gibi problemlerin çoğu uygun olmayan pH ve alkalinite düzeyinden kaynaklanmaktadır. pH ayrıca klorun azami dezenfeksiyon sağlaması için de uygun bir seviyeye ayarlanmalıdır.

2. Havuzun korunması:

Havuzun korunmasında ilk adım uygun pH seviyesini sağlamaktır. Düşük pH’ın sebep olduğu aşındırıcı şartlar havuzun yapısına ve metal aksama ciddi zararlar verebilir. Yüksek pH’ın sebep olduğu taşlaşma boruları ve filtreleri tıkar, havuz yüzeyinde lekeler bırakır. Uygun kimyasal madde verilebilmesi için her gün su testleri yapılarak, havuz yapısı korunur ve ömrünün artması sağlanır.

Havuz suyu dezenfeksiyonu nasıl yapılır?

Su hazırlığı ve dezenfeksiyon için aşağıdaki kimyasalların doğru miktarda havuzda bulunması gerekir. Bu miktarlar kaydedici cihazlarca kaydedilirler veya işletme defterinde düzenli olarak yazılırlar.

Bu standarda ta belirtilmemiş malzemeler, yüzme havuzlarında su hazırlığı için kullanılamaz. Bu Standard da belirtilmemiş olan dezenfeksiyon maddeleri ile yardımcı diğer malzemeler, oluşturdukları konsantrasyon, içlerindeki etkin madde cinsine ve miktarına bağlı olarak;

- Yüzenler ve personel için risk oluşturmuyorsa,
- Su hazırlığı ve Dezenfeksiyonu engellemiyorsa,
- Havuzdaki materyallere olumsuz etki yapmıyorsa,
- TS 266 veya muadili bir standartta kullanımına müsaade ediliyorsa, bu standartta yer almamasına rağmen, yüzme havuzu su hazırlık işleminde kullanılabilir.

TS 11899'a göre müsaade edilen dezenfeksiyon maddeleri:

a) Klor gazı (basınçlı kaplarda, gerekli güvenlik tedbirleri alınmış ve mekan bol havalandırılmış vaziyette),

b) Sodyum hipoklorit (sıvı),

c) Kalsiyum hipoklorit (granül veya tablet halinde) en az %65 Ca(ClO)2 ve %5-10 derişimde çözelti,

d) Kullanım yerinde NaCl elektrolizi ile sodyum hipoklorit,

e) Kullanım yerinde NaCl elektrolizi ile klor gazı.

1. Klor gazı: Element halinde klor, piyasada basınç altında sıvı formda (çelik varil, çelik silindir) piyasada bulunur. Yıllardan beri dünyada genel havuzlarda klor gazı yöntemi uygulanmaktadır. "Endirekt klorlama" ve vakum-klor gazı dozaj cihazları kullanıldığından bu yana klor gazı ile ilgili güvenlik sağlanmıştır. "Endirekt klorlama" teriminden bir enjektörün yardımıyla klor gazı ve sudan bir klor çözeltisinin oluşturulması anlaşılır. Klor gazı suda iyi çözüldüğü için günümüzde kullanılan klor gazı dozaj cihazları ile 0,5-3,0 g/L Cl2 klor konsantrasyonlarına ulaşılabilir. Klor gazı dozaj tesislerinde mümkün olduğunca otomatik çalışan klor tüpü değiştirme şalterleri öngörülmelidir. Böylece boşalan klor tüpü nedeniyle klorlama yarıda kesilmez.

2. Kalsiyum hipoklorit: Kalsiyum hipoklorit en az % 65 klor içerir. Bunun anlamı; sodyum hipoklorite göre daha fazla klor içermesidir. İçinde bulunan diğer kimyasallar kalsiyum karbonat, kalsiyum hidroksit, sodyum klorür ve kristal sudur. Sonuncusu %5-10 arasında bulunabilir ve kalsiyum hipokloritin ayrışmasında çıkan ısıya karsı stabilizasyon görevi yapar (satışı genellikle granül ya da tablet şeklindedir, toz hali pek tavsiye edilmez). Sıkı formda bulunanları uzun yıllar dayanır. Aynı zamanda şok klorlama gereken durumlar için de uygundur. Bu durumda granül havuz işletmesinden önce veya sonra direkt olarak su yüzeyine serpilebilir. Dozajı için %1-2'lik çözelti hazırlanması tavsiye edilir. Çünkü her 1 litre, 6,5-13,0 g arasında etkili klor içermektedir. Yüksek konsantrasyonlu çözelti, sodyum hipoklorit çözeltisi gibi az dayanıklıdır ve içerdiği fazla miktardaki bulanıklık parçacıkları (suda çözünmeyen kalsiyum karbonatın oranına bağlı olmak üzere) dozaj pompasının tıkanmasına sebep olabilir.

Kalsiyum hipoklorit alkali olarak etkiler. Sürekli kullanıldığında (özellikle havuz suyu azdan ortaya kadar bir sertliğe sahip ise) yüzme havuzu suyunun pH değeri yükselir. Kalsiyum hipoklorit ve onun sulu çözeltisi başka bir kimyasallarla (diğer klor ürünleri, pH düşürücüler gibi) karıştırılamaz.

3. Sodyum hipoklorit: Sodyum hipoklorit yöntemi muhtemelen en eski klor yöntemidir. Piyasada bulunan sodyum hipoklorit aynı zamanda sodyum hipoklorit eriyiği olarak da adlandırılır. Alkali ve tahrip edici bir eriyiktir. Uygun bir sodyum hipoklorit çözeltisi içinde %12–15 klor vardır. Alkaliliğinden dolayı (pH değeri yaklaşık 11) orta sertlikteki sularda aşılama yerinde kalkerleşmeden dolayı tıkanıklık olabilir. Aşılama yeri düzenli olarak bakıma alınmalıdır. İlave olarak sodyum hipoklorit çözeltisinin alkalitesi yüksek olduğunda havuz suyunun pH değeri bir asit dozajı ile dengelenir. Sodyum hipoklorit çözeltisi sağlam bir yapıya sahip değildir. Klor (hipoklorit); ışık, ısı ve tüm ağır metal etkisiyle bozulur.

4. Kullanım yerinde klor gazı: (TS 11899/2.1, e) Bu tür tesislerde sodyum klorür elektrolizi ile klor gazı elde edilerek su hazırlık işlemlerinin dezenfeksiyon aşamasında kullanılır. Tuz depolanması sebebiyle önemli bir güvenlik problemi ortadan kalkar ve klor yalnızca ihtiyaç kadar üretilir. Elektroliz sonucu bazik bir eriyik elde edilir. Bu bazik eriyik istenirse pH nötrlemek için kullanılır veya deşarj edilir. Bu proseste yalnızca element halde klor gazı havuza verilir. Elektroliz sonucu ortaya çıkan hidrojen gazı ortamdan uzaklaştırılır. Bir enjektör yardımıyla klor gazı ve su karışımından elde edilen klor eriyiği havuza verilir. Bu eriyik suya ilavesi ile suda hidroklorik asit (HCl) oluşur. Buda suyun pH değerini düşürür. Havuz suyundaki asit kapasitesi yeterli ise su, klor eriyiğinde bulunan HCl ile nötrlenir. Karbonat sertliği yeterli değilse oluşacak HCl'yi nötrlemek için asitli klor eriyiğini mermer çakılı doldurulmuş kaptan geçirilmelidir.

Havuz suyu dezenfeksiyonunda kullanılan elektroliz yöntemi ile yerinde üretim en gelişmiş yöntemdir. Doğru akımla tuz elektrolizi esasına dayanır. Dezenfeksiyon maddesinin üretim ve enjeksiyon miktarı anlık ihtiyaç kadardır. Havuz suyuna doğrudan element halde klor verilir.

5. Kullanım yerinde sodyum hipoklorit üretimi metodu: (TSE 11899.2.1, d) Sodyum klorür çözeltisinin elektrolizi ile sodyum hipoklorit doğrudan kullanım yerinde elde edilebilir. Çözeltinin konsantrasyonu 2-8 g/L Cl2 olmalıdır. Ayni işlem deniz suyu kullanılan havuzlarda veya havuz suyunun tuzlandırılması ile dolaşımdaki suyun bir kısmının elektroliz hücresinden geçirilmesi şeklinde de uygulanır. Elektroliz sonucu ortaya çıkan hidrojen ortamdan uzaklaştırılmalıdır. Sodyum hipoklorit eriyiğinin filtre edilmiş suya verilmesi dozaj pompasıyla olur. Su sert olursa NaClO aşılama enjektörünü tıkayabilir. Ayrıca havuz suyunun pH değerini sürekli olarak yükseltir. pH değerinin ayarı için yeterli aside ihtiyaç vardır.

6. Klor + ozon: (TS 11899.2.1, c) Ozon (O3) aktif formdaki oksijendir (O2) ve kuvvetli bir yükseltgen maddedir. Zehirliliğinden dolayı sadece su hazırlık hattının içinde bir kademe olarak yerleştirilir. Filtre edilmiş suya ozon verilir, ozon 3 dakika süre ile bir reaksiyon tankı içinde işlevini yerine getirir, sonrasında proses reaksiyon tankından çıkan suyun aktif kömür filtresinden geçirilmesi ile sonlanır. Aktif kömür filtresi çıkışında en fazla 0.05 mg/L ozon ölçülmek zorundadır. Hazırlık hattında dezenfeksiyon maddesi olarak ozonun kullanımı, klorun havuz suyu içindeki fonksiyonundan farklıdır. Sadece klorla dezenfeksiyon yapılan bazı havuzlarda (tedavi, sağlık gibi), ilave olarak ozon yöntemi de kullanılmalıdır.

Ozonlamanın avantajları;

- Etkili yosun öldürme gücü,
- Organik kirliliklerin (örneğin idrar gibi) yükseltgenmesi,
- Düşük miktarda trihalojenmetan oluşumu,
- Havuz suyunda düşük klor yoğunluğu,
- Bozulmuş artık kalmaması.

Gaz formundaki ozon, onun sulandırılmış çözeltisi gibi (en fazla 25 mg/L O3) çok dayanıksızdır ve bu sebeple kullanılacağı yerde üretilmelidir. Ozon üretici cihaz için önemli miktarda bir yatırım ve ilave donanımlar (örneğin; hava kurutucu, ozon yıkayıcı, aktif kömür filtresi gibi) gerekmektedir.

Havuz suyu kimyasalları ve kullanım parametreleri nelerdir?

Son yıllarda daha da önem kazanan ve hayatımıza giren yüzme havuzları özellikle yaz mevsiminde ve turizmin yoğun olduğu bölgelerde yazlık ve kışlık sitelerde yoğun olarak kullanılmaktadır.

Özellikle çocuklar olmak üzere milyonlarca insanın istifade ettiği havuzlar insan sağlığı açısından önemli bir yer işgal etmekte olup, temizliğine dikkat edilmemesi hallerinde sağlığı tehdit edici bir unsur haline dönüşmesi kaçınılmazdır.

Yüzme havuzları için kullanılacak suyun içme suyu evsafında olması gerekmektedir. Bu parametrelerin sağlanabilmesi için havuzda kullanılacak olan kimyasalları dikkat ve özenle seçmek gerekmektedir. Faaliyet gösterdiğimiz havuz sektöründe geleneksel olarak kullanılan havuz kimyasalları ve kullanım amaçları ve ölçüler aşağıda bilgileriniz için verilmiştir.

Sodyum hipoklorit:

Havuz suyu dezenfeksiyonu için piyasada satılan ≤150 g/L konsantrasyonda sodyum hipoklorit çözeltisinin (NaClO eriyi) dayanıklılığı sınırlıdır. Işığın ve ısının dalgalanmalarının etkisi ile havuz suyundaki sodyum hipoklorit sürekli azalmaktadır. Buna dozajlama ve depolama sırasında dikkat etmek gerekir. Sodyum hipoklorit eriyiğinin filtre edilmiş suya verilmesi dozaj pompasıyla olur. Su sert olursa, NaClO aşılama enjektörünü tıkayabilir. Ayrıca havuz suyunun pH değerini sürekli olarak yükseltir (pH: 11’dir). pH değerinin ayarı için yeterli aside ihtiyaç vardır. Dozaj kaplarının boş kalmaması için bir ikaz düzeneği bulunmalıdır. Depolama süresi sınırlıdır ve yavaş yavaş ayrışarak etkili klor oranı düşer. Asidik bir ürünle karıştırılması sonucunda tehlikeli ve zehirli klor gazı açığa çıkar, kesinlikle karıştırılması önlenmelidir.

pH (-) düşürücü:

pH, suyun asidik veya bazik karakterinin miktarsal ölçümü olmakla birlikte, kesinlikle asit ve baz miktarının ölçümü değildir. Havuz kirlenmesi ile oluşan reaksiyonlar, havuzda kullanılan kimyasal maddeler, havuzun pH oranını değiştirir. pH kavramı suyun asidik, nötr ya da bazik karakterde olduğunu gösterir. pH değeri 7 olan bir madde nötrdür. pH değeri 7’den düşük ise madde asidik, 7’den büyük ise baziktir. Havuz suyu için ideal pH hafif bazik olan 7,2-7,6 arasıdır. Bu değerler; insan derisi için en uygun olan, havuz ekipmanlarını koruyan ve dezenfektan kimyasalının etkin biçimde çalışmasını sağlayan aralıktadır. Bunun altında veya üstündeki pH, yüzücülerin cildini tahriş edebilir. pH kontrolü havuzu ve havuz ekipmanlarını korozyon ya da taşlaşma gibi yüksek maliyetli hasarlara karşı korumada çok önemlidir.

Havuz suyu pH değeri, kalabalık havuzlarda günde birkaç kez ölçülmelidir. Havuz suyunun pH değeri, klor veya diğer kimyasalların eklenmesi ile sürekli olarak değişmektedir. pH ölçümünün asıl amacı, sadece problemi belirlemek değil, aynı zamanda sorunun nasıl çözüleceğini de bulmaktır. Eğer test sonucu 8,2 gibi bazik bir pH seviyesi gösteriyorsa bunu 7,4’e indirmek için suya asidik bir madde ilave etmek gerekir. Bunun için hidroklorik asit (sıvı), sodyum bisülfit (toz) ya da sülfürik asit eklenebilir. Eğer test sonucu pH 6,8 gibi asidik bir seviyedeyse, bunu 7,6’ya çıkarmak için suya bazik bir madde eklenmesi gerekmektedir. Bunun için suya toz soda eklenebilir. Sıvı klorla karışımı tehlikeli ve zehirli klor gazı çıkışına neden olur, karışımına kesinlikle izin verilmemelidir.

Granül klor:

Sodyum dikloro izosiyanürat (hızlı çözünür) ve trikloro izosiyanürik asit (yavaş çözünür) tablet veya granül formda bulunurlar. TSE 11899 ve UHE-1'de kullanımına müsaade edilmemesine rağmen her iki üründe geniş bir pazar bulmuştur. Kullanımı kolaydır. Etkili klor içeriği (%56–90) yüksektir. Ancak etkili bir dezenfeksiyon etkisi sağlayabilmesi için havuz suyundaki klor konsantrasyonunun yüksek olması (DPD ölçümlerinde 0,6-1,2 mg/L) gerekmektedir. Ancak bu etki izosiyanüratın havuz suyundaki konsantrasyonunun en çok 30/40 mg/L seviyesine kadar olduğu durumda söz konusudur. İzosiyanürik asitin varlığından doğan bir kavram da “toplam mevcut klor”dur. Bundan toplam serbest klor ile siyanür asite bağlı bulunan klor anlaşılır. Serbest klorun gerçek miktarının bulunması için sudaki siyanür asit konsantrasyonunun bilinmesi zorunludur.Yani serbest klor doğrudan ölçümle bulunamaz.

Toplam mevcut klorun bakteriyolojik etkinliği tartışıldığında, bu önemli gerçeklere dikkat edilmelidir.Serbest klorun toplam mevcut klora oranının değişkenliğinden dolayı siyanür asit konsantrasyonunun düzenli kontrolü zorunludur.

Sıvı çöktürücü:

Havuz filtresinin tutamadığı son derece küçük partiküllerin topaklaşması için kullanılan bir kimyasaldır. Havuz suyundaki kirliliklerin devamlı olarak topaklanması için kimyasal saflık derecesi yüksektir. Periyodik olarak günlük 100 m³ suya 100-200 g, bulanıklık fazla ise bu dozaj iki-üç kat artırılarak dozaj pompasıyla kum filtresi girişinden sürekli dozlanmalıdır.

Yosun önleyici:

Konsantre yosun öldürücü sıvı, yüzme havuzlarında yosunlaşmayı önler ve oluşan yosunları öldürür. Yosun oluşumunu önlemek için başlangıçta 100 m³ su için 1 kg ilave edilir. Bundan sonra her 100 m³ su için haftada 500 g ilave yapılmalıdır. Sıvı halde uzun sürede öldürme gücüne sahiptir. Yosun oluşumunu önler. Havuz yüzeyinden dökme olarak uygulanır.

pH (+) yükseltici:

Havuz suyunun pH değerini yükselten bir maddedir. Havuz suyunun pH değeri; özel havuzlarda haftada bir veya iki defa, halka açık havuzlarda ise günde üç defa pH kontrol cihazları ile ölçüm yapılarak kontrol edilmelidir.

Filtre temizleyicisi:

Su sertliğinden dolayı, havuz filtreleri içinde kireç çökerek kumu taşlaştırır. Su, taşlaşmış olan kumun içerisinden kendine bir yol açar ve süzülmeden hızla geçer. Bu aşamaya gelmiş filtrelerin pislik tutma kapasitesini arttırmak için kullanılan bir üründür. Su sertliği ve kirlilik dolayısıyla oluşan tıkanmaları açarak filtrenin verimli çalışmasını sağlar.

Tablet klor:

Yavaş çözünen aktif klor esaslı, kireç ihtiva etmeyen ve yüzme havuzu sularının dezenfeksiyonunda kullanılan, sürekli klorlama yapabilen tablet şeklinde kimyasaldır.

Kışlık bakım kimyasalı:

Havuzlarda yosun oluşumunu, mikroorganizma gelişimini ve kireç çökeltilerini önleyerek kış aylarında havuzu koruyan, yeni sezonda da kolay bir temizliğe imkan sağlayan bir üründür.

Havuz suyu dengesi için hangi değişkenlere dikkat edilmelidir?

Hareketli su, aşındırıcı olma eğiliminde olduğundan, havuzda su dengesini sağlamak çok önemlidir. Havuz yüzeyini ve mekanik ekipmanları aşındıran koşulları önlemek için tüm su kalitesi faktörlerini uygun sınırlar içinde tutmak son derece önemlidir. Şimdi tüm bu su kalitesi faktörlerini ayrı ayrı inceleyelim.

1. pH:

pH, suyun asidik veya bazik karakterinin miktarsal ölçümü olmakla birlikte, kesinlikle asit ve baz miktarının ölçümü değildir. Havuz kirlenmesi ile oluşan reaksiyonlar, havuzda kullanılan kimyasal maddeler, havuzun pH oranını değiştirir. pH kavramı suyun asidik, nötr ya da bazik karakterde olduğunu gösterir. pH değeri 7 olan bir madde nötrdür. pH değeri 7’den düşük ise madde asidik, 7’den büyük ise baziktir. Havuz suyu için ideal pH hafif bazik olan 7,2-7,6 arasıdır. Bu değerler; insan derisi için en uygun olan, havuz ekipmanlarını koruyan ve dezenfektan kimyasalının etkin biçimde çalışmasını sağlayan aralıktadır. Bunun altında veya üstündeki pH, yüzücülerin cildini tahriş edebilir. pH kontrolü havuzu ve havuz ekipmanlarını korozyon ya da taşlaşma gibi yüksek maliyetli hasarlara karşı korumada çok önemlidir.

Havuz suyu pH değeri, kalabalık havuzlarda günde birkaç kez ölçülmelidir. Havuz suyunun pH değeri, klor veya diğer kimyasalların eklenmesi ile sürekli olarak değişmektedir. pH ölçümünün asıl amacı, sadece problemi belirlemek değil, aynı zamanda sorunun nasıl çözüleceğini de bulmaktır. Eğer test sonucu 8,2 gibi bazik bir pH seviyesi gösteriyorsa bunu 7,4’e indirmek için suya asidik bir madde ilave etmek gerekir. Bunun için hidroklorik asit (sıvı), sodyum bisülfit (toz) ya da sülfürik asit eklenebilir. Eğer test sonucu pH 6,8 gibi asidik bir seviyedeyse, bunu 7,6’ya çıkarmak için suya bazik bir madde eklenmesi gerekmektedir. Bunun için suya toz soda eklenebilir. Sıvı klorla karışımı tehlikeli ve zehirli klor gazı çıkışına neden olur, karışımına kesinlikle izin verilmemelidir.

2. Toplam alkalinite:

Basit bir deyişle, toplam alkalinite, pH’taki hızlı değişmelere karşı suyun direncini sağlayan bazik maddelerin toplamıdır. Toplam alkalinite, genellikle pH dengeleyici olarak bilinir. Çünkü uygun seviyede iken havuz işletmecisinin kararlı bir pH düzeyini yakalamasını sağlar. Düşük seviyedeki toplam alkalinite, kimyasal madde eklendiğinde pH değerinin dalgalanmasına yol açar. Yüksek seviyedeki toplam alkalinite ise, pH seviyesini değiştirme özelliğini sınırlayacaktır.

Toplam alkalinite, sudaki bazik maddelerin bir ölçüsü olduğundan, pH’ın sürekli çok yüksek olduğu durumlarda yüksek alkalinite ile karşılaşmak sürpriz olmaz. İdeal alkalinite, sürekli kimyasal ayarlamalar yapılmaksızın pH değerinin uygun düzeyde tutulmasını sağlar. İdeal alkalinite sınırları 80-150 ppm’dir.

3. Kalsiyum sertliği:

Kalsiyum sertliği, suda çözünmüş kalsiyum miktarını belirtir. Yüksek oranda kalsiyum ihtiva eden suya “sert su”, düşük oranda kalsiyum ihtiva eden suya “yumuşak su” denir. Sert sularda kalsiyum sudan ayrılıp beyaz birikintiler halinde havuz tabanında ve duvarlarında birikir. Kışır da denilen bu birikintiler; filtreleri, ısıtıcıları ve boruları tıkayarak masraflı tadilatlara ve zayıf sirkülasyona/filtrasyona sebep olur. İdeal kalsiyum sertliği sınırları 200-400 ppm’ dır.

4. Toplam çözünmüş katılar (TDS):

Toplam çözünmüş katılar (TDS) havuzda çözünmüş madde veya minerallerin toplam miktarını gösterir. Bu maddeler havuza ya doldurma suyu ile ya da kimyasal maddeler ile girerler. Su buharlaştıkça toplam çözünmüş katılar geride kalarak zamanla artarlar. Yüksek düzeyde TDS, berrak olmayan su görüntüsü verir ve korozyona sebep olur. TDS miktarı 1500 ppm değerinin altında olmalıdır. Bu seviyeyi aşarsa havuzun bir kısmı boşaltılmalı ve havuz taze su ile doldurulmalıdır.

5. Langelier indeksi:

Suyun aşındırıcılık veya kireçlenmeye uygunluk karakterinin ifadesidir. Sıcaklık, alkalinite, su sertliği ve TDS faktörlerinin aşağıda belirtilen matematiksel formülü ile bulunan değerin pozitif olması suyun kireçlenmeye meyilli olduğunu, negatif olması ise suyun korozyon yapmaya meyilli olduğunu ifade eder.

6. Redoks gerilimi:

Redoks gerilimi; havuz suyundaki dezenfeksiyon maddelerinin oksidasyon ve mikrop öldürme etkisi için olan bir değerdir. Bu değerli bir metal elektrot (platin veya altın) ile karşılığında bir Bezug elektrotun bir çözeltiye daldırılması işidir (birim: milivolt mV). Redoks gerilimi pH değerine bağlıdır ve bu sebeple daima pH değeri ile birlikte yazılmak zorundadır. Gerilim, yükseltgen maddenin (örneğin serbest klor), indirgen maddeye (örneğin, organik kirlilikler) olan oranına bağlıdır.

Redoks gerilimi, mevcut dezenfeksiyon maddesinin (klor), suda bulunan kirlilikler üzerinde bir andaki dezenfeksiyon ve oksidasyon etkisi için tam bir ölçüdür. Buradaki klor miktarı, bir başka suda düşük ya da yüksek Redoks gerilimi verebilir. Ayrıca gerilim farklılıkları sadece yavaş meydana gelir. Bu sebeple işletme akışındaki arızalar da gecikmeyle anlaşılır. Redoks gerilimi farklılık gösteren işletmelerde sürekli yapılan ölçüm ve bunun kaydedilmesi, klor dozajının ayarı su hazırlık tesisi ve işletme şartları üzerinde değerlendirme yapma ve karar alma olanağı sağlar.

Havuz işletme talimatı hangi maddelerden oluşur?

1. Normal Sirkülasyon ve İşletme Bakımı:

Bir sirkülasyonda amaç havuz suyunda bulunabilecek iri yüzücü ve iri bulandırıcı parçaları kıl tutucu ve kum filtresinde tutmak, ayrıca suyu havuza tekrar göndermeden önce kimyasal işlemden geçirmektir. Filtrasyon sisteminin çevrim zamanı 4-5 saat (halka açık havuzlarda) olmalıdır. Pompaların birisi genellikle yedek olarak düşünülür.

Filtrasyonun yetersiz olması, suyun parlaklığını kaybetmesine yol açar. Filtrasyon pompaları günde 24 saat çalıştırılmalıdır. Sirkülasyon pompalarının önünde yer alan kıl tutucular haftada 3–4 kez temizlenmelidir. Bu sistem için sistemi durdurmaya gerek yoktur. Her pompanın önündeki vanalar ait olduğu pompa durdurulduktan sonra kapatılır ve kıl tutucu temizlenir. Temizlik işleminden sonra kıl tutucunun içi su ile doldurulup havası alındıktan sonra kapak kapatılır. Kum filtresinin üzerinde, sisteme girebilecek havayı tahliye etmek amacıyla hava purjörü bulunur. Purjörün tıkalı olup olmadığı sık sık kontrol edilmelidir. Tıkalı olursa, kum filtresi hava ile dolar ve filtrelerde tutulan materyaller tekrar havuza dönerek, havuz suyunun bulanmasına yol açar. Hava tahliye borusunun vanası kısık bir şekilde açık tutularak bu risk azaltılır.

2. Havuz Süpürme İşlemi (Vakumlama):

Havuzun dibine çöken kum ve diğer iri tanecikleri vakumlama sitemiyle havuz süpürgesi yardımıyla temizleme işlemidir. Havuzun süpürülmesi aynı zamanda havuz tabanını ve yan duvarlarının yosun tutmamasını, dolayısıyla kayganlaşmamasını sağlamaktadır. Havuz süpürme işlemi için havuz robotları da kullanılabilir. Genellikle büyük havuzlar için uygundur. Ancak bilinçli bir elemanın süpürge ile yapacağı işlem daha iyi sonuç vermektedir. Yüzme havuzları her gün düzenli bir şekilde süpürülmelidir. Görünürde kirlilik olmasa bile yosunlaşma ve kayganlaşmayı önlemek için vakum yapılmalıdır. Yan duvarlar dahil havuzun tüm yüzeyleri süpürülmeli, özellikle de köşeler ihmal edilmemelidir. Süpürme işlemi bittikten sonra, vakum hattının vanası mutlaka kapatılmalı ve havuzda bulunan vakum nozullarının kapakları yerine takılmalıdır.

3. Ters Yıkama İşlemi:

Normal sirkülasyonda, havuz suyunda bulunan iri bulandırıcı maddeler kum filtresinde tutulmaktadır. Bu nedenle kum filtresi zamanla kirlenerek tıkanır ve görev yapamaz duruma gelir. Filtrasyonun iyi yapılmaması nedeniylede havuz suyu donuklaşır, parlaklığı gider. Kum filtresinin temizlenmesi işlemine ‘’ Ters Yıkama’’ diyoruz.

Kum filtresinin kirlendiği üzerindeki manometre basıncının artmasından anlaşılır. Manometredeki basıncın yükselmesini beklemeden düzenli olarak haftada iki defa ters yıkama yapmak gerekir. Böylece hem filtre fazla tıkanmadan temizlenmiş olur,hem de havuza taze su verilmiş olur. Ters yıkama süresi, filtrenin kirlilik derecesine göre değişir. Ters yıkama şişesinden, temiz su geldiği gözleninceye kadar işleme devam edilir.

4. Durulama İşlemi:

Ters yıkama işlemi bittikten sonra, mutlaka durulama yapılmalıdır. Durulama yapılmadan normal sirkülasyona geçilirse havuzun bulanmasına yol açılır. Ters yıkama şişesinden suyun netleştiği görülünce işleme son verilir.

5. Direkt Boşaltma İşlemi:

Acil bir nedenle veya sezon açılmadan önce bakım amacıyla havuz suyu denge deposu boşaltılmak istenirse bu işlem yapılır. Direkt boşaltma işlemi, tortu boşaltma vanalarının açılması ile tabii olarak yapıldığı gibi sirkülasyon pompası ile ters yıkama hattından da boşaltılabilir.

Yüzme havuzları teknik açıdan nasıl sınıflandırılırlar?

Yüzme havuzlarını yapıldıkları mekana göre açık ve kapalı havuzlar (ya da her ikisini birden içeren havuzlar) olarak ön ayrıma almak ve havuzları büyüklükleri ve kullanım amaçları itibari ile de yine iki ayrı bölümde incelemek gerekir.

- Özel ev – villa havuzları,

- Genel kullanıma açık havuzlardır.

Umuma açık havuzların kullanım amaçları ve derinlikleri yönünden de ele alınması gerekmektedir. Bunlar sırası ile:

a) Sportif amaçlı havuzlar (Uluslararası kurallar gereği boyutlandırılırlar.)

a.1) Antrenman havuzları

a.2) Çırpınma havuzları

a.3) Yarışma havuzları

a.3.1)Yarı Olimpik Yüzme havuzları

a.3.2) Tam Olimpik Yüzme havuzları

a.3.3) Su topu havuzları (Olimpik havuz bünyesinde olabilir.)

a.3.4) Atlama ve Dalma Havuzları (Kule ve tramplen eşliğinde)

a.3.5) Rafting ve Kano yarışma havuzları

Eğlence amaçlı otel veya site havuzları

Bu havuzlarda her türlü su atraksiyonuna izin verilebilir, ancak dizayn kuralları standartlarına uygun olmalıdır.

Terapi amaçlı havuzlar

Uygulanacak terapi yöntemlerine ve kullanım talebine göre standartlar ve su hareketleri ile ergonomik yapısının kullanımı profiline göre değerlenmesi esastır. Burada en üst düzeyde hijyen ve dizayn kuralları ile su hareketleri ve işletme emniyeti uygulanmalıdır.

Masaj havuzları

Birden çok kişinin kullanımına açık, hijyenik ve standartlarına göre filtre edilmiş, vücut ısısına yakın ısıdaki suyun özel nozullarla ve istenildiğinde hava ile karıştırılarak vücut üzerinde değişik basınç etkileri yaratmasına yönelik yapılmış özel dizayndaki havuzlardır.

Çocuk havuzları

Henüz yüzme bilmeyen ve 0-5 yaş arası çocukların ebeveynleri eşliğinde girebildikleri, derinlikleri özel kurallarla belirlenen (30 cm.-50cm. arası olup oteller için bu derinlik 35 cm. alınmıştır.) havuzlardır. Dizayn kriterleri ve ergonomik şekilleri standartlarla belirlenmiştir.

Kaplıca havuzları

Hijyen ve dizayn kurallarına uygun tabii akışı ve mevcut kimyasal yapısı bozulmadan kullanıma açık havuzlardır. Şekil ve dizayn karakteristikleri standartlara uygun olmalıdır.

Ayak yıkama havuzları

Genellikle, umuma açık havuz mahallerine girerken hijyen şartlarını azami ölçüde yerine getirme kriterlerine uygun dizayn edilmiş, cebri sistemlerle teçhiz edilen (bir kısımda cebri duş sistemi de bulunabilir.) havuzlardır.

Hareket havuzları

Jimnastik amaçlı derinliği 1.35 m den fazla olmayan özel hijyen şartları ile hazırlanmış havuzlardır.

Soğuk su (şok) havuzları

Vücut ısısının ani soğutulması taleplerine göre ve çoğunlukla bir sauna sistemi ile beraber kullandırılan derinliği 1.10-1.35 m arasındaki küçük yapılı havuzlardır.

Su atraksiyon havuzları

Çeşitli su oyunları ve kayma elemanlarıyla (slide) donatılmış, derinliği 1.20 metreyi aşmayan su-hava hareketleriyle havuzlarda eğlenceyi amaçlayan, hijyen ve filtrasyon şartlarıyla dizayn kriterleri standartlarda belirtilmiş bulunan her türlü havuzlardır.

Dalga havuzları

Eğlenme veya çalışma yapmak için özel dizayn edilmiş, 0-1,6 m derinlikler arasındaki, su elde edilme şartları standartlarla belirtilmiş havuzlardır. Dalga yüksekliği ve boyları şekli etkileyen faktörlerdir.

Havuzların yüzey suyunu harekete geçirerek yüzen materyali filtrasyona iletme tekniklerine göre de taşmalı veya skimmerli havuzları da tüm bu değerlendirmeler içinde saymak ve her havuzu ne tip olursa olsun bu formasyonla birleştirmek gerekecektir.

Yüzey suyunun cebri usullerle filtrasyona iletildiği skimmerler ya da yüzey suyunun, içten taşma, dıştan taşma, tek taraftan taşırma, üstten taşma tabirleri ile nitelendirildiği taşırmalı sistemler, saydığımız tüm havuzların ayrılamaz dizayn kriterlerini teşkil ederler.

Dizayn şekilleri teknik ve formasyon ile diğer amaçlara göre havuzlarda tür ve çeşitler açısından daha birçok kategorilendirme yapabilir, ancak ticari amaç da içeren yukarda saymış bulunduğumuz türler havuz operatörlerinizin en çok karşılaşacağı su yapılarıdır.

Yüzme havuzunun giriş ve çıkışları (basış ve emiş ağızları) iyi planlanarak yerleştirilmelidir ki, su havuzun her tarafına dengeli dağılsın, ölü alan kalmasın ve aynı zamanda içinde yüzülmüş olan su en kısa yoldan yeniden hazırlanmak üzere su hazırlık tesisine geri gitsin.

Havuz akışı nedir? Yüzme havuzları doğru akış planlaması nasıl yapılmalıdır?

- Yüzme havuzu içindeki akışı düzenleyen bugün temel 2 akış sistemi vardır.

- Dikey akış sistemi ve Yatay akış sistemi.

- Yatay akış sisteminde su havuza uzun kenarlara yerleştirilmiş olan ağızlardan verilir.

- Dikey akış sisteminde ise su, havuz tabanına yerleştirilen yeterli sayıdaki ve eşit alanları kapsayan ağızlardan belli bir havuz alanını hedef alacak şekilde belli bir basınçla ve debi ile verilir.

- Her 2 sistemde de mümkünse suyun tamamı üstten taşma kanalları ile sisteme geri gönderilir.

Üstten taşmalı sistemin tartışmasız avantajı;

Su yüzeyinin temizlenmesi için verdiği olanaktır. Kirlilikler direkt olarak suyun yüzeyine ve bunun hemen altındaki katmanlara çıkar. Bu kirlilikler üstten taşırılarak kanallar aracılığı ile en kısa yoldan sisteme geri yollanır. Havuz içinde kirlilik oluşturan sedimantasyonlar, tedbir olarak ilave su bakım maddeleri ile ve günlük havuz dip ve duvar temizliği ile yok edilmek zorundadır.

- Yüzme havuzu suyu hazırlığı ve dezenfeksiyonu ile ilgili olan TSE 11899’a göre akışın mümkünse yüzde 100’ü eşit olarak üstten taşma kanalına gitmek zorundadır. (Dalga havuzları tasarımı ilave özellik içerir.)

- Bununla birlikte tüm taşmalar boyunca dengeli ve sürekli bir akışın olmasına dikkat edilmelidir.

- Havuz kenarından taşma kanalının içine su akışının üstten serbest bir şekilde dökülmesinden kaçınılmalıdır.

- Üstten taşma kanalının içi haftada bir temizlenmeli ve tasarım buna imkan vermelidir. Taşma kanallarının temizleme suyu ayrı bir pissu hattına gönderilmelidir.

DOĞRU HAVUZ SU AKIŞI PLANLAMA

- Optimal bir havuz akışı elde etmek su hazırlama tekniği bakımından çok önemlidir. Bu da su hazırlama tesisinin kapasitesi ile ilgilidir. Bunun için havuzun cinsine, kullanım amacına ve yüzücü yüküne bağlı olarak havuz su akışının (Su hazırlık tesisi kapasitesinin) hesaplanması büyük önem taşımaktadır.

- TSE 11899 /5.2 de ve çizelge 10’da buna ilişkin hesaplama yöntemi belirtilmiştir.

- Günümüzde otel havuzları ve halka açık havuzların hemen hemen tamamı üstten taşma tekniğine göre inşa edilmektedirler.

- TSE 11899 da zorunlu kılınan bu sistem havuz suyunun, tüm havuz kenarlarından taşırılması esasına dayanmaktadır. Böylece yüzeydeki kirlilik en kısa yoldan hızlı bir şekilde havuzdan uzaklaştırılmış olur.

- Taşan su taşma kanallarına (savaklara) oradan taşma olukları vasıtasıyla taşma ana arterine ve buradan da denge tankına gider. Denge tankına gelen su ise flokulasyon, filtrasyon, pH düzenleme ve klorlama aşamaları ile hazırlanarak tekrar havuza verilir.

Sistemin avantajları şöyle sıralanabilir:

1. Su yüzeyindeki kirlilik en kısa yoldan taşırılarak sistemden uzaklaştırılır.

2. Mükemmel bir mimari estetik sağlar.

3. Yüzme esnasında havuzun duvarları seyri engellemez ve güvenliği artırır.

4.Havuzda oluşan dalgalar havuz duvarlarına çarparak geri dönmez ve soğrulur, taşma kanalından denge tankına gider. Bu sebeple havuz yüzeyi dalgalı olmaz.

5.Taşma tekniğine göre dizayn edilmiş havuzların duvarlarında lokal kirlilik meydana gelmez.

Taşma tekniğine göre dizayn edilecek bir havuzun tüm detayları daha proje aşamasında çözümlenmelidir. Taşma kanalı kesiti, havuzda kullanılması gereken inşaa elemanlarının miktar ve kapasiteleri, Denge tankı kapasitesi, diğer boru vs. malzemelerin kapasiteleri doğru ve yeterli olmalıdır.

ÖZEL HAVUZLAR İÇİN YÜZEY SIYIRICI (SKİMMER) TEKNİĞİNE GÖRE HAVUZ DİZAYNI

- Özel yüzme havuzlarında yüzeydeki kirliliğin emilmesi, filtre edilmesi için skimmer tekniği basit ve uygun bir çözüm olabilmektedir.

- UHE-2 de belirtildiği şekilde havuz duvarına yerleştirilecek yeteri kadar Skimmer ile ihtiyaç giderilir.

- Filtre tesisinin emiş hattı Skimmer ve dip emiş hattına bağlanmaktadır. Filtre emişinin büyük bir bölümü skimmer hattından sağlanmalıdır (Min. %50).

- Özel yüzme havuzları için geçerli olan UHE-2 şartnameleri her 35 m² su yüzeyi için 1 adet skimmer yerleştirilmesini istemektedir. Ancak havuzun eni 4,5 m geçtiğinde filtre tesisinin kapasitesine de uygun olarak 2 skimmer hatta havuzun formuna bağlı olarak daha fazla sayıda skimmer yerleştirilebilir.

- Bahçe havuzlarında skimmerlere ana rüzgar yönüne ve dip temizleyicinin hortum bağlantısının havuzun her köşesine erişebilir olmasına dikkat edilerek yerleştirilmelidir. Yeterli sayıdaki besleme nozulları da havuzdaki en mükemmel akışı sağlayacak konumda yerleştirilmelidirler.

- Özel havuzlar için olan UHE-2 şartnameleri her 8-14 m²'ye 1 adet besleme nozulu öngörmektedir.

Buhar Kazanları

Buhar kazanlarında su şartlandırmasının önemi nedir?

Tabiatta bulunduğu şekilde su doğrudan doğruya kazanlarda kullanılamaz. Daha önceden saflaştırma ve şartlandırma işlemlerine tabi tutulur. Seçilecek saflaştırma sistemi ve kullanılacak şartlandırma reaktifleri tamamen istenen su kalitesine bağlıdır. Ayrıca kazan tipi, imalatçının tavsiyeleri ve buharın kullanılacağı yerlerde bu tercihlerde rol oynar. Taş bağlamasının ve korozyon problemlerinin önemi kullanılan kazan tipine bağlıdır.

Genel olarak rastlanan kazan tipleri:

a) Duman borulu kazanlar,
b) Su borulu kazanlar.

Kazan işletme basıncı ne kadar yüksek ve birim yüzey üzerindeki buharlaşma ne kadar fazla ise, korozyon ve taş bağlama problemleri o kadar önem kazanır. Modern kazan daha gelişmiş olduğu için istediği besi suyu ve kazan suyu şartları gittikçe daha kaliteli ve hassas olmaktadır.

Su şartlandırma seçiminde esas gaye yalnız kazanı değil onun iyi ve randımanlı çalışmasını temin eden bütün yardımcı aksesuarları da korumak ve randımanlarını geliştirmektir.

Kazan besleme suyunun kalitesinin ve kimyasal şartlandırılmasının kontrolü çok büyük önem taşır. Kazan besleme suyunun tasfiyesinde ve kimyasal şartlandırılmada verilen kimyasal madde miktarının gerekenden daha az olması, nasıl çözümleneceği pek bilinmeyen büyük problemler yaratır.

Kötü şartlarda muamele edilen bir kazan, önemli zararlara uğrar ve sonunda tamir ve temizleme için kazan çalışmasının durdurulması gerekir. Buhardan yoksun kalan bir tesiste bütün üretim durur ve çok büyük maddi zararlara yol açar. Bu zararlar, dikkatli bir gözlemlemenin getireceği masraflar ile mukayese edilemez. Besleme suyunun bileşiminden meydana gelebilecek dalgalanmalar dozaj miktarının yeniden ayarlanmasına gerek gösterir.